BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI - KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR - FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI - “TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ - VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR! -
AHİRETE İMAN VE SALİH AMEL

ahirete iman huseyin koksal

AHİRETE İMAN VE SALİH AMEL

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Kutlu Elçi’ye salât ve selâm ile

Varlık âlemini belli ölçülere göre egemenliği altına alma ayrıcalığı ve özgürlüğüne sahip olan insan, yaratıcısını tanıma ödeviyle yükümlü kılınmıştır. Kendi varlığından, tabiattan, ilahi kitaptan ve Allah elçilerinden yalnızca birini değerlendirerek bu görevini yerine getirebileceği gibi bir kaçını veya hepsini değerlendirerek de muhtaç olduğu kesin bilgiye ulaşabilir. Araştırmaya dayalı ikna edici kesin bilgi ile akıl kontrol altına alınarak kişi gerçek sahibini bulma istikametine girmiş olur. Vicdanın insafına hitabeden bu gayret Allah katında kişinin imanı olarak değer kazanır. Kesin kabullenme ile huzuru kalbe yerleştirmenin tabii ve fıtri sonucu olarak ortaya çıkan bu durum; doğrulamak, buyruklara ve yasaklara boyun eğmek, içtenlikle benimsemek, güven vermek, güvenlikte olmak, şüpheye yer bırakmayacak şekilde samimiyetle inanmak olarak tarif edilmektedir.

İman, Allah’ın varlığına ve birliğini, Hz. Muhammet (sav) ile birlikte diğer elçilerin peygamberliklerini, Kur’an’ın ve diğer ilahi kitapların hak, Kur’ân’da ve mütevâtir sünnette haber verilen hususların doğru olduğunu, öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalınacak ve Allah’a hesap verilecek bir zamanın mutlaka geleceğini güçlü bir şekilde onaylamak şeklinde tarif edilebilir. Daha kavramsal bir ifade ile iman ilkeleri Tevhit, Nübüvvet ve Meat olarak özetlenebilir. Bu bilgilerin ve Nuh (as)’un oğlunun iman etmemekte direnmesinin salih olmayan amel olarak nitelendirilmesinden anlaşılıyor ki, iman kalbin işidir, gönülden bağlılıktır. Bu bağlılık sevgi temeli üzere kurulmuş olmalıdır ki, teslimiyet (boyun eğme) ve sadakat (içten bağlılık) eksenli bir yaşam ortaya çıkabilsin. İnsan başta olmak üzere canlıların beden yapıları ve emre âmâde sayısız imkânlar incelenerek varlık âlemi içinde insana atfedilen bu itibar ve şöhretin büyüklüğü karşısında sevgiden neşet eden adanmışlığın tezahürü ile dünyanın ve ahiretin mamur olması için Allah’ın kutlu elçisinin yaşamında can bulan hayatî prensiplere uyulmalıdır. Allah’ın kullarına olan sevgisi, dolayısıyla mağfireti (bağışlama) de bu esas üzerine kurulmuştur.

İlâhi adaletin mutlaka tecelli edeceği âhiret gününde sözlü veya fiilî her tasarrufun olumlu veya olumsuz karşılık bulacağı kesin inancıyla varlık âleminin yaratılışında belirlenmiş olan genel ölçüye uyulmalıdır. Âhiret inancı, yaşam kalitesinde ölçüyü sağlayabildiği, sosyal hayata yansıyabildiği, insan davranışlarında karşılık bulabildiği oranda isabet etmiş olabilir. Muhatabını inciten, kıran, gönüllendiren ham söz ve davranışlar, başkalarının zaruri ihtiyaçlarına bencilce yaklaşımlar, olgunluktan nasibini alamamış sadece yerin üzerindeki faydaya dönüktür. Bu nedenle yapılanların salih amel olarak kabul görmesi, iman esasıyla Allah’a bağlanma, amelin imanın gücüyle ortaya çıkma, Kur’an ve sünnete uygun olma, samimiyet ve iyi niyetle yapılma şartına bağlıdır. Salih amellerin bu şartlarla kuşatılmış olması, Kur’an’ın öngördüğü iyiliklerle ve güzelliklerle bezenmiş dünya hayatını egemen kılmak, hesap gününün sahibine vefa göstermektir. Allah ile olan dostluk bağlılığını sürdürmek ve âhirete taşıyabilmek, imanın Salih amellerle desteklenmesi, beslenmesi ve güçlendirilmesi ile mümkündür.

Sevgi eksenli imanın, geleceğinden hiç şüphe edilmeyen ve Allah’ın yegâne tasarrufundaki Âhireti de kabullenmeyi gerektir. Bu teslimiyet, imtihan dünyasında yapılıp edilenlerin hesabını verme üzere kurulmuş, adaletin tecellisini esas alan bir günün varlığının bilincinde olarak İslam’ın özünde saklı olan itidali hayata egemen kılmaya dönük bir yaşamı temin eder. Her an ölümün biraz daha yaklaştığı, ölümden sonra yeni bir hayatın başlayacağı bilinci ile ebedi hayatın bahtiyarlığı ne kadar olacağı bilinmeyen dünya hayatının durumuna göre şekil alacağı dikkate alınmalıdır. Geçici dünya ebedi hayata tercih edilmemelidir. Hadis-i Şerifte: “Gerçekten zeki ve akıllı kişi, nefsinin kötü arzularına hâkim olup ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise, nefsinin her türlü arzu ve isteklerine uyarak hayatını devam ettirip, Allah’tan her şeyi ve Cenneti isteyen kişidir”1 buyurularak ebedi âhiret hayatının, geçici dünya hayatının hesap yeri, geçici menfaat ve heveslerin de acziyet ifadesi olduğuna işaret edilmiştir.

Kur’an’da ebedi hayatın başlangıcı; “yazılı kâğıt tomarlarının dürülmesi gibi göğün dürüleceği, yeniden dirilişin gerçekleşeceği,”2 “göklerin yarılacağı, yıldızların saçılacağı, denizlerin kaynayıp fışkıracağı, kabirlerin içindekileri dışarı çıkarılacağı, herkesin yaptığı ve yapmadığı şeyleri bileceği.”3 “İnsanların, her birinin bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacağı, dağların da atılmış renkli yünler gibi olacağı”4 yürekleri hoplatan büyük felaket olarak tanımlanmaktadır.

Kıyamet, artık yapılmayan veya eksik bırakılan eylemler için telafi imkânının kalmadığı, iyiliklerle kötülüklerin, sevaplarla günahların, itaatle isyanın hesap edileceğini haber veren büyük bir gürültüdür. Allah’tan başka her şeyin yok olacağı,5 o gün hiç kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlayamayacağı, hatta en yakın akrabaların bile birbirleriyle ilgilenemeyecekleri,6 buyruğun, yalnızca Allah’a olacağı”7 gün, dünya hayatının süsüne aldanmayanların sevapları sebebiyle yüzleri parıldar; yüzleri toprak içinde olan ve günahlarından dolayı kendilerini bir siyahlığın bürüdüğü,8 kimseler geçici hevesleri uğruna ziyana uğramışlardır. Bu, aslında telefi imkânı olmayan, kaybedilen sermayenin telafi imkânı bulunmayan müflis tüccarın hüsranıdır.9

Kur’an’ın keskin bir üslupla gerçekleşeceğini beyan ettiği kıyamet sahneleri ile âhiret ahvalinin Allah’a iman eden her fert tarafından incelenerek yapıp etmelerin söyleyip demelerin kısacası söz ve davranışların sebep olacağı sonuçlar hesaplanmalıdır. Bu noktada dil ve şehvet insanı felakete sürüklemede önemli fonksiyon icra etmektedir. Bu durumu Allah resulü (sav): “İki çenesi arasındaki ile iki bacağı arasındakine sahip çıkacağını bana garanti edene ben de Cenneti garanti ederim.”10 diyerek son derece önemli iki hususta Müslümanların dikkatini çekmiştir.

Ahiret ahvalinin ayet ve hadislerde ifade ediliş tarzı ile muhtevası Allah’a iman eden gönülleri ürpertir. Allah’a saygının gereği insanlarla iyi geçinir, anlaşmazlık durumunda karakter zafiyeti geçirmez, imanın, amel-i sâlihin, hakkı tavsiye ve sabrı tavsiyenin hüsrandan kurtuluşun anahtarı olduğunu bilir. Bir yolcu gibi kısa bir süre dinlenmekte olduğu yerden her an ayrılacakmış gibi davranır. Kazanma azmini ihtirasa dönüştürmez. Haksızlıktan, sömürüden, bencillikten sıyrılır.

Mevlâ’mız, dünya ve âhiretimizi mâmur etsin. Âmin!

Selam ve dua ile…

————————————–

1 Tirmizi, Kıyamet, 2459; İbn Mâce, Zuhd: 31

2 21/Enbiya, 104

3 82/İnfitâr, 1–5

4 101/Kâri’a, 1–5

5 55/Rahmân, 26–27; 28/Kasas, 88

6 80/Abese, 33–37

7 82/İnfitâr,19

8 80/Abese, 38–42

9 Müslim, Birr 59; Tirmizî, Kıyamet 2

10 Buhârî, Rikak, 23

1111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111

Benzer Haberler:

KUR’AN’IN REHBERLİĞİ
KUR’AN’IN REHBERLİĞİ
Eline Beline Diline Sahip Olma Bilinci
Eline Beline Diline Sahip Olma Bilinci
SORUMLULUK VE İNSAN
SORUMLULUK VE İNSAN
HABER BİLGİLERİ
Bu haber 24 Mart 2014, 00:22 tarihinde Flash Haberler, Genel, Gündem, Köşe Yazarları, Küçük Manşetler, Manşet, Son Dakika, Yaşam, Yazar 1, Yerel Haber kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 151 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMAD...

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI Ülkü Ocakları Beşikdüzü İlçe Başkanlığı... [Devamı]
KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYL...

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin... [Devamı]
FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI...

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI Araştırmacı Yazar, Gazeteci ve Emekli Öğretmen Fikret... [Devamı]
“TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ

“TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA ...

“Tefsir Sohbeti” Programına Vatandaşlardan Yoğun İlgi Vakfıkebir İlçesi’nde... [Devamı]
VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR!

VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BA...

VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR! Vakfıkebir İlçesi’nde, İlçe Müftülüğü... [Devamı]
ÇAĞLAR DİLLİ EBEDİYETE UĞURLANDI

ÇAĞLAR DİLLİ EBEDİYETE UĞURLANDI...

Video görüntü için tıklayınız… ÇAĞLAR DİLLİ TRAFİK KAZASINDA YAŞAMINI YİTİRDİ Beşikdüzü... [Devamı]
ŞEREF TOPAL SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞEREF TOPAL SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI...

ŞEREF TOPAL VEFÂT ETTİ Beşikdüzü İlçesi Oğuz Mahallesi’nden Merhum Mustafa Topal’ın... [Devamı]
Popüler Haberler


FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI...

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI Araştırmacı Yazar, Gazeteci ve Emekli Öğretmen Fikret Karadeniz son yolculuğuna uğurlandı. Şimdiki... [Devamı]
KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYL...

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, 24 Eylül’de eğitim-öğretime başlayacak... [Devamı]
BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMAD...

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI Ülkü Ocakları Beşikdüzü İlçe Başkanlığı tarafından, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla,... [Devamı]
Anket
Haber Kalitemiz ve Yeniliklerimiz Sizce Nasıl ?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Yazarlarımız
Yorumlar