ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! - VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI - VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN - ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU - KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI -
DİN-DÜNYA İLİŞKİSİ / DÜNYA-AHİRET DENGESİ

din dunya iliskisii

Diğer Yazıları için tıklayınız…

DİN-DÜNYA İLİŞKİSİ  / DÜNYA-AHİRET DENGESİ

Bismillahirrahmanirrahim

Yüce Allah’a hamd, kutlu elçiye salât ve selâm olsun.

Canlı türlerinin en değerlisi olan insan için doğumla başlayan hayat, şekil değişikliğiyle ebediyete akıp gider. Vahiy, insanoğlunun ruh ve beden birlikteliğini dengelemek için bir takım hayati ilkeler belirlemiştir. Dünya hayatında bunlara uymayı, dünya ve âhiret huzuru için gerekli görmüş, dünya ve içindekilerin, hedeflenen mutluluğun elde edilmesi için sermaye olarak kullanılmasını emretmiş, onların süsünün çekiciliğe yol açmasından uzak durulmasını tembihlemiştir.

İnsanın, mensubu olduğu dünyaya doğal ilişkiyle bağlanması, varlığını sürdürebilmesi için zorunludur. Kulluğun icrası, hayatın devamını ve istikrarını, müreffeh bir yaşam da dünya nimetlerinden faydalanmayı, dünyevi metaı, uhrevi çıkar ve menfaat için değerlendirmeyi gerektirir.

İnsan doğasındaki dünya eğilimi, farklı nimetlerde somutlaşarak çekici kılınan nefsanî arzulara ve zevklere düşkünlüğün sebebidir. Dünya hayatının geçimliği olmakla birlikte âhiret yurdunun da kazanç vesilesi olan kadınlar, çocuklar, her çeşit para, en iyi binekler, hayvan sürüleri, ekinler ve daha nicesi, ilahi lütuf ve ikramlara vesile kılınması yönüyle Allah Teâlâ’nın çekici kıldığı birer nimet; yıkıma ve her fenalığa sebebiyet vermesi yönüyle de şeytanın ve beşer unsurunun süslediği birer mahzur olurlar. Zira pervasızca kullanılarak pespaye hayatın unsuruna dönüştürülen dünya nimetleri, Kur’an’ın ilkesel ikazları ve öğütleri dikkate alınarak Allah katında varılacak güzel yerin aranması için vasıta olurlar. İştah çekici şeylere olan hâkimiyet duygusu, yönetme arzusunu tatmin eden makam ve mevki, göz önünde bulunma arzusu; bunların sahibi olan Allah sevgisini gölgede bırakmamalıdır. Ona ulaşmada ihtiyacı gidermeli, Onun sevgisini elde etmede tevessül edilen sebep olmalıdır. Müminin ilk vasfı da Allah’ı her şeyden daha çok sevmektir. Ondan başkasını onu sever gibi sevmek; iman zafiyeti ve yıkım, Allah’ın sevgisinden, hoşnutluğundan ve bağışlamasından mahrumiyettir.

Dünyanın çekiciliğine kapılarak ona yakın ilgi duyma ve bağlılık gösterme; dinin öngördüğü yaşam şekline, eşya ve olaylara yaklaşım biçimine aykırı bir durumdur. Zira son derece zor bir görevle imtihan edilmekte olan insanın başarılı olabilmesi, bir disiplin dâhilinde bu imtihanın kurallarını belirleyen dinin rehberliğine müracaat etmekle mümkün olabilir. Kur’an, âhiret yurdunun dünya hayatındayken emre amade imkânlarla elde edilmesini istemekle, maişet işlerini değersiz ve gereksiz addederek dünyayı tamamen ihmal etmeyi de doğru bulmaz. Dünya hayatını meşru zemin üzerine oturtarak bütün işleri yaratanın hoşnutluğunu kazanmak için yapmayı, dünyayı âhiretin tarlası sayarak her iyinin, verimli ürünler misali misliyle karşılık bulmasına vesile kılmayı telkin eder. Allah’ın verdiği nimetlerden imkân dâhilinde bağışlamayı, tasarrufta bulunduğu imkânların sahibine şükran borcu; eldeki mülkü biriktirmeyi, ona karşı aşırı sevgi ve iştah beslemeyi, mülkün sahibine ihanet ve yeryüzünde Allah’ın asla sevmediği bozgunculuk sayar.

Hayat tarzının öncelikleri ve belirleyicileri, salt dünya hayatını ve onunla ilgili ikbal kaygılarını, toplumsal hayatın vazgeçilmezleri olan makam ve mevkii ilgilendiriyor; kulluğa, âhiret hayatına ve oradaki hesaba taalluk etmiyorsa dünya ve ahiret dengesi dünyadan yana ahirete karşı bozulmuş, adalet ve hakkaniyete riayetin, sabır ve tahammülün gerekçesi ortadan kalkmış, birçok boyutuyla insanın hüsranına sebebiyet veren dünyevileşme zuhur etmiş demektir. Bu yüzden Kur’ân, ahireti unutturan ve gölgede bırakan dünya sevgisini küfür alameti sayar.

Kur’an, ebedi âlemin mutluluğunu elde etmeye aracı kılınmayan dünya hayatını; insanı faydalı olan işinden alıkoyan ve vaktini öldürmekten başka bir işe yaramayan eğlence, erdem kazandırmayan davranışın ifadesi olan gösterişten, mal ve evlatta çokluk yarışından, gurur ve kibirden ibaret saymış, yağmurdan sonra ortaya çıkan ürünün yeşerip güçlenmesine bilahare sararıp çöpe dönüşmesine benzetmiş, böylesi bir hayatın sonunun, müşkül bir ıstıraba dönüşeceğini haber vermiştir. Âhireti unutturan makam tutkusu ile mala ve paraya olan düşkünlük, ihtirasları özendiren bir çekicilikle dini hayatı törpüler durur. Dinden bağımsız yaşamın hâkim kılındığı hayat budur.

Âhiret hayatını kazanma isteğini engelleyen dünya zevklerine aldanmadan söz ve eylemde Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu ve âhiret kazancını dikkate almak, azapla cezalandırılmanın gerekçelerini terketmek, günahları yok eden, sıkıntı ve meşakkati unutturan, tasvirden azade mağfiret ve her türlü hazzın fevkinde bulunan hoşnutlukla ödüllendirilmenin gereğini yapmak, nihai hedef itibariyle de teslimiyeti esas alarak şükreden kul olma bilincini yakalamakla; dünyaya da âhirete de gerekli ve yeterli iltifat gösterilmiş, denge sağlanmış olur.

Dünyayı ahiretin karşıtı olarak değerlendirmek, dinin dünyadan müstakil düşünülmesini savunan seküler hayat anlayışının ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Bu da ruhta oluşan boşluğun başka şeylerle doldurulmasına, ailevi ve toplumsal sorunların kitleleri meşgul etmesine neden olur. Oysa dünya işlerinin yürütülmesinde yaratılış gayesine uygun bütün söz ve davranışlar kulluk kapsamında değerlendirilirken bu gayenin gözetilmediği yaşam anlayışında dünya kaygıları belirmeye başlar. Vahyin ışığında birbirine zıtmış gibi algılanan din ve dünyanın girift bir ilişkiyle insan yaşamında bulunma zorunluluğu, pratikte birbirinden ayrı bulunmalarına imkân tanımaz. Zira dinin ve dünyanın yaratıcısı da sahibi de birdir. Dolayısıyla evrende tek bir müessir ve hâkim güç vardır. O da Allah Teâlâ’dır. Dünyanın dinin ölçülerine göre şekillendirilmesi ise Yüce Yaratanın isteğidir. Bu nedenle kendiliğinde kulluk görevini yerine getirmekte olan dünya, insanın emrinde de dini destekleyen bir unsur olmalıdır.

Hz. peygamber (sav)’in bıraktığı Kur’ân ve Sünnet mirası, dünyanın Allah’tan uzaklaştıran çekiciliğini aşağılamakta, insanı aldatan boyutundan kurtuluşun çarelerini etraflıca haber vermektedir. İnsana düşen; kitap ve sünnetin hayat ölçülerini yerinden öğrenerek muhtemel tehlikelerden korunmaktır. Bir taraftan dünya mülkünün çağrısı diğer taraftan bunun çirkinliğini ifade eden dinin öğretileri, insanı mukadder bir gerilime sürükler gibi görünse de aslında bu durum nefisle mücadelenin imtihan halidir. Bu imtihandan başarıyla çıkabilmenin sırrı ise dünya hayatının oyun ve eğlenceden ibaret, âhiret yurdunun gerçek hayat olduğunun bilincine varmak ve Allah katındaki makamın yükseltilmesine çaba harcamaktır.

Dualarda buluşmak dileğiyle…

Diğer Yazıları için tıklayınız…

 

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 04 Mart 2015, 17:55 tarihinde Flash Haberler, Genel, Gündem, Köşe Yazarları, Manşet, Son Dakika, Yaşam, Yazar 1, Yerel Haber kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!

ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!...

Video görüntüler için tıklayınız… ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! İstanbul’da... [Devamı]
VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE ...

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI Vakfıkebir İlçe Müftülüğü‘nde... [Devamı]
VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VA...

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN Vakfıkebir İlçe Müftüsü... [Devamı]
ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU

ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU...

İMAM HATİP GÖKHAN KAYHAN’IN ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU Vakfıkebir İlçe Müftülüğü... [Devamı]
KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANE...

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI Vakfıkebir Kaymakamı... [Devamı]
BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDIRDI

BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDI...

BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDIRDI Vakfıkebir İlçe Müftülüğüne bağlı Bölge Yatılı... [Devamı]
MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPLANTISINI YAPTI

MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPL...

MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPLANTISINI YAPTI Vakfıkebir İlçe Müftüsü Recep Şahan,... [Devamı]
Popüler Haberler


Anket
Haber Kalitemiz ve Yeniliklerimiz Sizce Nasıl ?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Yazarlarımız
Yorumlar