MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR - MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI ZİYARET ETTİ - ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! - VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI - VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN -
ESNAF TEPKİSİNE MÜFTÜ KÖKSAL’DAN AÇIKLAMA

muftukoksalaciklamafiskomar

ESNAF TEPKİSİNE MÜFTÜ KÖKSAL’DAN AÇIKLAMA

Vakfıkebir Yavuz Selim Camii müştemilatının Fiskomar’a kiraya verilmesine gösterilen esnaf tepkisine karşı özel bir açıklamada bulunan Vakfıkebir Müftüsü Hüseyin Köksal,  “Burada bizim derdimiz asla hiç kimseyi, birilerini veya geniş bir kitleyi üzmek, karalamak değildir. Zaten hiçbir beyanatımızda da böyle bir ifade kullanmadık, kullanmayız” dedi.

Göreve başladığı günden beri hizmeti ön planda tuttuğunu ifade eden Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, yaptığı özel açıklamada şu ifadelere yer verdi: Burada bulunduğumuz süre içinde hem buralıyız, hem de hizmet etmek zorundayız. Herkes bulunduğu konuma göre, işgal ettiği, bulunduğu yerin sorumluluğuna vakıftır. Biz, bu ilçede din hizmetlerini yürütmekle mükellef bir kurum olduğumuz için bu hizmetler kapsamında yapılması gereken ne varsa bunları yapmak görevi ve yükümlülüğü ile karşı karşıyayız. Bunları yaparken de sadece anlatmak, namaz kıldırmak, Kur’an’ı Kerim okumak değil, bunlarla ilgili fiziki bina ihtiyaçlarını da yerine getirmek, onları da inşa etmek, organizasyonunu yapmak, girişimlerde bulunmak, bunların hepsi de bizim uhdemizdedir. Dolayısıyla bu din hizmetlerini yürütürken bu tür hizmetlerin genişliğini de araştırmak bizim işimiz”

“VAKIF MÜLKLERİNİ KORUMAKLA MÜKELLEFİZ”

Türkiye Diyanet Vakfı’nın mülkiyetinde bulunan gayrimenkulleri olduğunu hatırlatan Müftü Köksal, “Bunlardan bir tanesi de Yavuz Selim Camii ve müştemilatıdır. Geçmişten bu yana halen kiracı olarak bulunduğu yerde bu güne kadar kiralarını ödemeyen kiracılarımız var. Bu arkadaşlar da buralıdır. Şimdi biz kurum olarak, vatandaşlarımızla hangi sıfatta olursa olsun, kiracı sıfatıyla da olsa, vatandaş sıfatıyla da olsa karşı karşıya gelmeyi istemiyoruz. Bu doğru bir şey değil. Bizim işimiz hizmettir. Ama sonuçta biz hizmetlerimizi yürütürken bize hizmet noktasında destek veren Türkiye Diyanet Vakfı diye bir kuruluşumuz var ve bunun gayrimenkullerini korumak, gözetmek ve hizmetleri doğrultusunda bize destek olmasını da sağlamak zorundayız. Dolayısıyla kiracı ve mülk sahibi ilişkimiz de oluyor. Bu gün itibariyle bu kiracılarımızdan birçoğu ile maalesef mahkemedeyiz. İstediğimiz için değil, ama yasal mevzuat bunu gerektiriyor. Çünkü vakfa ait mülkü devlet ve vakıf adına korumakla mükellefiz. Bundan önce her teftişte gelenler haklı olarak bizi şamarlıyor. “Bunu böyle yapmayacaktınız, yanlış yaptınız, değerinin altında verdiniz, olmaz. Kirasını tahsil etmiyorsunuz, edemiyorsunuz” diyorlar. Bu da bize eksi puan olarak yansıyor. Bir taraftan hizmetleri yürütürken, diğer taraftan kiracılarımızla kötü ilişkiler içinde bulunmamız hem vatandaş nezdinde, hem de devlet nezdinde bizi yaralıyor. Bunları ortadan kaldırmak zorundayız” ifadelerine yer verdi.

“KAMUOYU DOĞRULARI BİLMELİ”

İlçe Müftüsü Köksal, kamuoyunun doğruları bilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Geçmişte bir bütün olarak orası kiraya verilmiş, ancak bir travma yaşanmıştı. Bu travmadan ağzı yanmış bir kurumuz. Bugün de aynı şekilde ağzımızın yanmasını istemediğimiz için tasarrufta bulunduk. Bu tasarrufta yanlış yapmış, usul hatası yapmış olabiliriz. Geçenlerde bir arkadaşımıza 30 bin liralık bir malı 25 bin liraya veya 25 bin liralık bir malı 20 bin TL’ye vereyim dedim. Ama bu mutlak bir ifadedir. Ortada bir sözleşme yokken doğru bir şeydir. Eğer sözleşme yapmışsam işin içersine hukuki süreç girmiştir. Sözleşme yaptığınız arkadaşınızın sözleşmesini iptal edeceksiniz bir karşılığı olmalıdır. Onlar orada bir masraf yapmıştır, bir karşılığı olmalıdır. Dolayısıyla ilgili arkadaşlar bize müracaat ettiklerinde onlara evet dedim. Ama ben muhatabımı hem ikna edeceğim, hem de hukuki süreci de sonlandırmam lazım. Yapmış olduğumuz sözleşmeleri yürürlüğe koyan yedi kişilik bir vakıf heyetimiz var. Tek başıma karar veremem. Vakıf heyetini çağırıp onlarla konuştuk. Yapmış olduğumuz istişarede böyle bir hukuki süreci istemeyerek sonlandırmak etik olarak daha yanlış bir davranıştır. Dolayısıyla anlayış istirham ediyoruz, esnaflarımızın anlayışına sığınıyoruz. Evet, doğru, biz belediyeden anons ettik; anonsumuzu işitmeyenler olabilir. Başka bir duyuru aracı bulamadığımızdan dolayı sadece usul hatası yapmış olabiliriz. Bu usul hatasını kabul ediyoruz. Burada problem yok ama bir kimse bir usul hatası yaptı diye sürekli onu başa kakmanın da doğru olmadığını düşünenlerdenim. Biz, bir şekilde burada hizmet ediyoruz ve bu hizmeti gerçekleştirirken, Vakfıkebir’e hizmet ederken bu hizmet anlayışımızı ortadan kaldıracak, hizmeti bir tarafa bırakıp da didişme ortamını ortaya çıkaracak hiçbir şeye yanaşmak, hiç kimseye de bu manada cevap vermek istemiyorum. Burada sadece kamuoyuna doğruları aktarmak istiyorum. Gazetelere beyanat verenlerin beyanatları sadece kendi düşüncelerini bağlar. Biz de, bizimle ilgili olan beyanatların doğru olanını aktarmak zorundayız. Geçmişte bu tür şeyler burada yaşandığından biz oturduk heyetimizle birlikte, on aydır boş olan bu yeri değerlendirmek istedik. Anons etmemize rağmen buranın tamamına tek bir istekli çıkmadı. Biz de bölük pörçük vermek istemedik” şeklinde konuştu.

“BELEDİYE İMALATA SICAK BAKMADI”

Yavuz Selim Camii’nin altındaki müştemilata belediye tarafından imalat yapılmasına ruhsat verilmediğinin altını çizen Köksal, “8 ay önce Sayın İsmet Garip istekli oldu, biz de sıcak baktık olaya; ancak belediye ile ilgili olan süreç başladı ve sonuçta burası bir türlü Sayın İsmet Garip’e kiralanamadı. Belediye ile ilgili sıkıntılardan haberim yok. Ancak bildiğim, orada bir imalat yapılacağı söz konusu olunca, halen şehir içinde imalathanelerin olduğunu biliyoruz ama zannediyorum Belediye Başkanının bunları şehir dışına çıkarma gibi bir niyeti var. Doğru olan da odur. Bu itibarla buna ruhsat vermemiştir. Sonuçta meselenin belediye ile çıkmazda olduğunu öğrenince başka bir arayış içine girdik. Fiskomar Genel Müdürü ile görüştük. Tamamıyla dışarıdan gelen ve tamamıyla dışarıya gidecek olan bir para olmasın dedik. Menşe olarak dışarıdan geliyor ama buradan da 4500’e yakın bir ortağı var. Sözleşme imzalamadan önceki sohbetlerimizde şunu da sorduk: Diyelim ki yağ satacak, peynir satacak. Bu tür gıda maddelerinin imal yeri burası olduğundan bu tür maddeleri buradan alacaklarını söylediler. Tamamıyla günlük kazancını dışarıya gönderecek olan bir kuruluşa ben zaten sıcak bakmam. Bu durum hepimize zarar verir. Bu bağlamda onlarla sözleşme imzaladık ve bütün gelişmeler de sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıktı. Arkadaşlarımız geldiler ama ben burayı çok kişiye vererek bir pasaj gibi kullanılmasını doğru bulmadığımı ifade ettim. Ancak gazetedeki haberden sonra 30 kişilik bir gurup buraya geldiler. Kendilerine keşke daha önce görüşeydik dedim. Elbet de Esnaf ve Sanatkârlar Odası bir sivil toplum kuruluşu olarak bir sorumluluk üstleniyor. Bu sorumluluğunu izah etme noktasında onlara katılıyorum. Ancak, efendim benim gerçeklerim var, gerçekleşmesini istiyorum ama benim dediğim gibi de olsun anlayışımız karşı tarafın gerçeklerine de uymayabilir.  Benim dediğim gibi olsuna kadar doğru. Ama benim dediğim gibi olsun da her zaman şartlara uymuyor. Çünkü şartlar bizi zorluyor. İçinde bulunduğumuz duruma gelince; biz oranın kıymetlendirilmesini istiyoruz.; esnafımızdan biraz imkan talep ederken ayaklarına biraz daha az gitmek istiyoruz. Temel düşüncemiz bu. Esnafımıza zarar vermek gibi bir düşüncemiz yok. Kavga etmek, didişmek gibi bir niyetimiz asla yoktur. Bizim işimiz gücümüz var. Burada bulunacağımız süre içersinde bir ekip olarak yapabilecek olduğumuzun en iyisini yapmak istiyoruz ki; bizden sonra gelenler, bizim bırakmış olduğumuz yerden daha yukarıya hizmeti götürsünler. Böyle bir niyetimiz var” dedi.

“TARTIŞMANIN DA BİR KURALI VAR”

Müftü Köksal açıklamasının son bölümünde, “Hiç kimseyi kırmak istemiyoruz. Herkes bizim kardeşimizdir. Arkamızdan bir şey söyleyen de kardeşimizdir, söylemeyen de kardeşimizdir. Biz şuna inanıyoruz: Söyleyenler de art niyetlerinden değil, iyi niyetlerinden söylüyorlar. Çünkü bundan muzdarip olmuş olabilirler. Burada bizim derdimiz asla hiç kimseyi, birilerini veya geniş bir kitleyi üzmek, karalamak değildir. Zaten hiçbir beyanatımızda da böyle bir ifade kullanmadık, kullanmayız. Çünkü tartışmanın da bir kuralı var. Biz o kurala uymak zorundayız. Göreve başlayalı 14 ay oldu. Bu süre içersinde çok mesafe kaydettiğimi düşünüyorum. Yapmış olduğumuz hizmetler için gerekli parayı esnaf kardeşlerimizden topladım. Vatandaşlarımız bize güveniyor. Biz de onların bu güvenini boşa çıkarmama noktasında hassasiyet gösteriyoruz. Yavuz Selim Camii’nin altını kiraya verirken katma değer sağlayalım ve esnafımızı daha az rahatsız edelim diye düşündük. Çünkü esnafımız diğer hayır kuruluşlarına da yardım ediyor. Niyetimiz bunun üzerine kurulu. Dolayısıyla kardeşlerimiz, paraya ihtiyacınız yok, camilerden bunu toplarsınız diyorlar. Ancak ikide bir, camide namaz kılan kardeşlerimizi de rahatsız etmek istemiyoruz. Ayrıca kardeşlerimiz kendi pencerelerinden baktıklarında haklıdırlar ama olaya bir de bizim penceremizden bakmalarını istirham ediyorum. Kasıtlı olarak hiçbir şey yapmadık ve yapmıyoruz, yapmayacağız da. Bizim tarafımızdan doğru olanları ve gerçekleri anlatmak istiyoruz. Ancak kardeşlerimiz, dışarıdan gelen marketler zincirine bir yenisi mi eklendi şeklinde bakabilirler. Ben onlara o noktada da hak veririm. Ama birbirimizi üzmemeye, kırmamaya da dikkat edeceğiz. Çünkü biz bulunduğumuz yerde hizmet etmekle mükellefiz ve sorumluluk noktasında bulunanların biraz daha ince eleyerek ve düşünerek konuşmasını istiyoruz” ifadelerine yer verdi. (Ziya FİDAYE)

 

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 21 Ekim 2014, 21:35 tarihinde Flash Haberler, Genel, Gündem, Küçük Manşetler, Manşet, Medya, Son Dakika, Yaşam, Yerel Haber kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR...

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR Bu yılki ‘Mevlid-i Nebi Haftası’nın ana temasının... [Devamı]
MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI ZİYARET ETTİ

MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI Zİ...

MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI ZİYARET ETTİ Vakfıkebir İlçe Müftüsü Recep Şahan,... [Devamı]
ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!

ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!...

Video görüntüler için tıklayınız… ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! İstanbul’da... [Devamı]
VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE ...

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI Vakfıkebir İlçe Müftülüğü‘nde... [Devamı]
VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VA...

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN Vakfıkebir İlçe Müftüsü... [Devamı]
ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU

ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU...

İMAM HATİP GÖKHAN KAYHAN’IN ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU Vakfıkebir İlçe Müftülüğü... [Devamı]
KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANE...

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI Vakfıkebir Kaymakamı... [Devamı]
Popüler Haberler


MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI ZİYARET ETTİ

MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI Zİ...

MÜFTÜ ŞAHAN, KAYMAKAM YAKUTA’YI ZİYARET ETTİ Vakfıkebir İlçe Müftüsü Recep Şahan, beraberinde ilçe vaizi Nuri Dural ile birlikte Kaymakam... [Devamı]
MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR...

MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI KUTLANIYOR Bu yılki ‘Mevlid-i Nebi Haftası’nın ana temasının “Hz. Peygamber ve Çocuk” olduğunu belirten... [Devamı]
Anket
Haber Kalitemiz ve Yeniliklerimiz Sizce Nasıl ?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Yazarlarımız
Yorumlar