ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! - VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI - VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN - ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU - KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI -
Kaza ve Kader Yaklaşımı

kaza ve kadere iman

Diğer Yazıları için tıklayınız…

Kaza ve Kader Yaklaşımı

Bismillahirrahmanirrahim.

Âlemlerin Rabbine hamd ve sena, Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’e, onun al ve ashabına salât ve selam olsun.

Her şeyin sınırını tayin eden bir ölçü vardır. Her şeyi yoktan var eden Allah (cc), sınırı ve ölçüyü denge unsuru olarak varlık âleminin işleyişine yerleştirmiştir. Öteden beri ilahi sistemin belirlemiş olduğu ve geleceği içinde saklayan kader konusu, doğrudan ilgilisi olduğu insanın merakını celbetmiş olmasına rağmen en yetkin kimselerin bile izah edemedikleri ilahi bir sırdır. Nitekim Hz. Peygamber (sav), kader konusunu tartışan sahabeyi ikaz ederek bu tür tartışmaların felakete sebebiyet vereceğini bildirmiş ve bunun mesele olmaktan çıkarılması gerektiğine işaret etmiştir.

Yüce Allah’ın ilim ve irade sıfatlarının tecellisiyle evreni, içindekileri ve cereyan eden hadiseleri belli bir nizam ve ölçüye göre düzenleyen ilâhî Kanununun ifadesi olması bağlamında kader; ezelden ebede kadar vuku bulması mukadder olan her şeyin ezelî ilimle bilinip sınırlanması ve takdir edilmesini ihtiva etmektedir. Mukadderatın, evsafına uygun olarak meydana gelmesini ifade eden kazanın; önceden belirlendiği şekilde ortaya çıkmasını öngörmesi; zihinlerde, nimet-külfet dengesini ayakta tutan insan iradesinin gölgede bırakıldığı kuşkusuna zemin hazırlamıştır. Kaza ve Kaderin bir mesele olarak Kelam ilminin önemli konularından birini teşkil etmesinin nedeni de budur.

Allah (cc)’ın ezelî manada bir şeyi bilmesinin, kulun irade ve seçimi üzerinde zorlayıcı bir etkisi yoktur. O nedenle insanlar, Allah’ın, kendileri hakkında, hangi bilgiye sahip olduğunu sorgulamak yerine kendilerinden bekleneni yaparak iradelerini iyiye ve olumluya yönlendirmeleri icap eder. Kader konusunun birçok ilahi hikmet gereğince gizli tutulmasının en önemli nedeni bilinseydi eğer, olumsuz etkisi altında kalınır, çalışma prensibinin yönlendirdiği hayat bütünüyle felç olurdu. Zaman ve mekânla kayıtlı bulunan insan aklı, zaman ve mekân boyutlarından münezzeh olan ilâhî ilim, irade ve kudreti kavrayabilme güç ve yeteneğine sahip değildir. Bu mesele üzerinde lüzumsuz ve anlamsız tefekkür, ruh sağlığına da zarar verir. Fiillerin yaratılması kulun seçimine göre şekil kazanacağı için söz ve eylemde hep iyi olan tercih edilmeli, yani iyi niyet hayata egemen kılınmalıdır.

Kul hep iyiye yönelerek, onu işlediği halde sonuç olumsuz da olsa görevini yapmış olmanın huzurunu yaşar ve çalışmasının mükâfatını alır. Ancak olumsuzluklar karşısında insan fıtratı, bir suçlu arama eğilimindedir. Hiçbir muhatap bulamazsa günah keçisi olarak kaderini ilan eder. ‘Kaderim böyleymiş ne yapabilirim’ mantıksal çıkarımıyla teslimiyet gösterdiğini zannederek sorumluluktan kaçma kolaycılığını seçer. Oysa gerekenler yapıldıktan sonra Allah (cc)’a tevekkülde bulunarak teslimiyet gösterilmelidir. Bu nedenle başa gelenleri kaderden bilmek, sorumluluğu yerine getirmek koşuluyla doğrudur. Zira “İnsan için mutlaka çalıştığının karşılığı vardır” prensibi, tevfik ve inayetin vasıtası ve sorumluluktan kurtulmanın çaresi olarak gösterilmiştir.

İnsanın başına gelenler, Allah (cc)’ın onun için ezelde yazmış olduğu şeyler olduğunda kuşku yoktur. İnsan, uzaktan kumanda edilen bir robot olmadığı gibi; iradeden yoksun olan ve tamamen tepkiyle/refleksle hareket eden bir canlı da değildir. Öyleyse kulun hatta toplumun fiilleri, iradeleri yönünde yaratılmaktadır. Allah Teâlâ’nın yazmasında ise dünya ve ahiret hayrı vardır. Bazen olumsuz şeylerin de hayra delalet edeceği dikkate alındığında akıl sınırlarını zorlayan hatta aşan İlahi ilmin, kullar tarafından öğrenilmesinin mümkün olamadığı görülecektir. O halde insanın, görev bilincine sahip çıkarak sadece ona güvenip dayanması, emrine ve takdirine gönül hoşluğu ile teslimiyet göstermesi, takva sahibi olmasının da gereğidir.

Rab-kul/Allah-insan ilişkisinde güven zaafına ve kuşkuya yer olmadığı muhakkaktır. Kur’an’da; kulun kendi sorumluluklarını yerine getirdikten sonra evreni düzene sokan Allah (cc)’a sonsuz güven beslemesinin üzerinde ısrarla durulmuş, güçlü imanın, tevekkülde tam teslimiyeti gerektirdiğine işaret edilmiştir. Kur’an ayetleri; işlenen iyiliklerin kişinin faydasına kötülüklerin de zararına olduğunu bildirmekte; kulun irade özgürlüğü ile donatılmış olduğuna, iyi ile kötüyü ayırt ederek tercihte bulunabilme yetenek ve melekelere sahip olduğuna işaret etmiştir.

Hayır ve şerrin Allah’ın takdiriyle vücut bulduğunu gönülden benimsemek, Allah’a yönelişin önemli unsurlarından biridir. Kullar cihetiyle kerih görülen şeyler, sonsuz merhamet sahibi ve kullarının hayrına olan şeyleri yaratan Allah (cc) nezdinde bizzat hayır olabilir. Zira kullarına merhametle muamele etmeyi kendisine ilke edinen Yüce Allah (cc), onların faydasına ve hayrına olan şeyleri yaratır. Şu halde insan iradesi, hayır olarak bildirilen sebeplere yönelmeli, tevfik için Yüce Yaratan’dan yardım istemelidir. Kuraklık, kıtlık, ürünlerin veya hayvanların maruz kaldığı afetler gibi yeryüzünde; ölüm, hastalık, yaralanma ve hapis gibi nefislerde vuku bulan her musibetin; lütfedilen başarılar, yüce kattaki bir kitapta yazılmış ve imtihan konusu olarak belirlenmiştir.

Karşılaşılan her musibet, ya bir günahın kefareti, ya da bir mükâfatın habercisi olabilir. Bu nedenle yaratana sitemkâr hatta isyankâr ifadelerde bulunmak ve o şekil tavır takınmak, kulluğun acziyet ve tevazu anlayışıyla bağdaşmaz. Kur’an, günahlar sebebiyle ortaya çıkabilecek olan sıkıntı ve felaketlerin, aslında imtihan vesilesi olduğunu haber vermekte, her olumsuz durumun mutlaka günahlarla ilgili bir geçmişi olduğunu düşünmenin yersiz olduğuna işaret etmektedir. Yapılıp edilenlerin istikamete muvafık olduğunu kontrol etmek için de her fırsatta iç denetime müracaat edilmesi kaçınılmaz kulluk ödevidir.

Varlığın yegane sahibi olan Allah (cc), kullarından, hak ve hadlerine riayet ederek ve sorumluluklarının bilincine vararak yaşamlarını sürdürmelerini, yaratanın en iyi olanı bildiğini ve kullarının iyiliğine olan şeyleri yarattığını benimseyerek yaşamalarını, bütün bu hususların gerçekleştirilmesi için de vahyin rehberliğinde iradelerini eğitmelerini ister.

Dualarda buluşmak dileğiyle…

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 26 Ocak 2015, 15:02 tarihinde Flash Haberler, Genel, Gündem, Köşe Yazarları, Küçük Manşetler, Manşet, Son Dakika, Yaşam, Yazar 1, Yerel Haber kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!

ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK!...

Video görüntüler için tıklayınız… ANAMI SON YOLCULUĞUNA UĞURLADIK! İstanbul’da... [Devamı]
VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE ...

VAKFIKEBİR İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ’NE ŞUBE MÜDÜRÜ ATANDI Vakfıkebir İlçe Müftülüğü‘nde... [Devamı]
VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VA...

VAKFIKEBİR’DEN, TÜRKİYE DİYANET VAKFI’NA 171 HİSSE KURBAN Vakfıkebir İlçe Müftüsü... [Devamı]
ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU

ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU...

İMAM HATİP GÖKHAN KAYHAN’IN ANİ VEFATI SEVENLERİNİ YASA BOĞDU Vakfıkebir İlçe Müftülüğü... [Devamı]
KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANE...

KAYMAKAM YAKUTA’DAN TÜRKİYE DİYANET VAKFINA İKİ HİSSE KURBAN BAĞIŞI Vakfıkebir Kaymakamı... [Devamı]
BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDIRDI

BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDI...

BÖLGE YATILI KIZ KUR’AN KURSU GURURLANDIRDI Vakfıkebir İlçe Müftülüğüne bağlı Bölge Yatılı... [Devamı]
MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPLANTISINI YAPTI

MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPL...

MÜFTÜ ŞAHAN, DİN GÖREVLİLERİYLE İLK TOPLANTISINI YAPTI Vakfıkebir İlçe Müftüsü Recep Şahan,... [Devamı]
Popüler Haberler


Anket
Haber Kalitemiz ve Yeniliklerimiz Sizce Nasıl ?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Yazarlarımız
Yorumlar