BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI - KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR - FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI - “TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ - VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR! -
Çanakkale Savaşı ve Şehitlik

muftukoksalyazi2

Hüseyin KÖKSAL
Vakfıkebir İlçe Müftüsü

ÇANAKKALE SAVAŞI VE ŞEHİTLİK

Varlık sahnesine Allah’ın halifesi olarak gönderilen insan, Allah’ın yeryüzündeki temsilcisi ve hükmünün icracısı durumundadır. Bir ismi de adil olan Allah, kullarından adaletin tesisine yardımcı olmalarını hatta adaleti bizzat gerçekleştirmelerini ister. Kini, ihtirası ve hasedi yasaklar. Bu yasak aynı atanın çocukları arasında kardeşliğin ve huzurun ortaya çıkarılmasına yöneliktir. Dünya imkânlarının hilafet görevini yerine getirmek için kullanılması, onlara tutkuyla bağlanılmaması gerektiği ayet-i kerimelerde sarahatle ifade edilmektedir. Daha açık bir ifadeyle imkânlar Allah’a kullukta bulunmak için emre amade kılınmış yardımcı hizmetlerdir. Bunları ana hizmetler haline dönüştürmek kini, öfkeyi, nefreti ve düşmanlığı ortaya çıkarmaktır.

İnsanlık tarihi boyunca yukarıda sözü edilen ilkeler çiğnendikçe yeryüzü güvenli bir gezegen olmaktan çıkmıştır. Hz. Âdem’in (as) çocuklarıyla başlayan ihtiras odaklı yaşam tarzı, günümüzde artan bir ivmeyle devam etmekte, öyle görünüyor ki, dünya durdukça da hızını artırarak devam edecektir. Dünya imkânlarına tutkuyla bağlılığın ifadesi olan ihtiras odaklı yaşam tarzı Müslümanların da içinde bulunduğu dünyamıza maalesef egemen olmuştur. Kavgalar, sözlü ve fiili saldırılar, mala ve haneye tecavüz ve nihayet insan varlığını ortadan kaldırma … hep bu mahkûmiyetin sonucudur.

Hem fertler hem de milletler ve devletler hatta az da olsa aynı millet içinde cereyan eden bu durum Kur’an’a göre Yeryüzünde bozgunculuk yapmaktır. Bu bozgunculuğun sebeplerini ortadan kaldırmak ve aktörlerini etkisiz hale getirmek de insan varlığının halifelik görevleri arasındadır. Zahirde olumsuz hatta zalimane gibi görünen tedbirler, sonuç itibari ile insan toplumunu faydasınadır. Onun için bir insanın öldürülmesini insanlığın yok edilmesi ile eşdeğer tutan İslam, İnsanların huzurunu bozanları, bozgunculuk yapanları da diğer insanların mutluluğu için ortadan kaldırmayı görev addetmiştir. Bu öylesine kutlu bir ödevdir ki, bu uğurda ölenler veya öldürülenler makamların en yücesi şehitlikle ödüllendirilmiştir.

İslam Tarihi incelendiğinde insana doğuştan bahşedilen temel hak ve hürriyetlerin daraltılması ya da yok edilmesine dönük bütün girişimlerin reddedildiği, faillerinin kınandığı ve faillerine yaptırım uygulandığı görülür. İnsanla ayrılmaz bir bütünlük arz eden bu temel niteliklerin anlam kazandığı, can bulduğu ortama yönelik tehdit ve saldırılar da aynı kapsamda değerlendirilmiştir. İnsana saygının Allah’tan olumlu karşılık bulacağı düşüncesiyle fikir, düşünce, teşebbüs ve yaşam tarzıyla onu hoş görmek, yaşam alanını daraltmamak Allah’a kulluğun bir parçasıdır. İlk dönem Müslümanlarının Bedir’de, Uhud’da, Ahzab’ta ve özgürlük mücadelesi verilen diğer yerlerde insan onuruna doğrudan ya da dolaylı yapılmış bir saldırının reaksiyonu vardır.

İslam’la şeref bulan ecdadımız geçmişten daha çok bir iştiyakla vatansız hiçbir özgürlüğün olamayacağından hareketle yaşam alanını daraltan her türlü esarete tepki göstermiştir. Bu tepki, doğuştan Allah tarafından verilenin insanlar tarafından yine kuralları Allah tarafından belirlenmiş sebepler dışında kısıtlanamayacağı İslam ilkesinin bir ifadesidir. İstiklal Şairimiz Merhum Mehmet Akif ERSOY da İstiklal Marşı’nda bu gerçeği dile getirmektedir. Milletimiz yakın tarihte böyle çetin bir imtihandan geçmiştir. Birçok cephede aynı anda savaşmak zorunda kalan aziz milletimiz, stratejik konumdaki yerlerin savunmasına öncelik vermiştir. Çanakkale’de cereyan eden ve bütün dünyanın sonucunu hayretle değerlendirdiği savaşlar, bir yerin kaybedilmesi ile bir vatanın kaybedilebileceği endişesinin hâkim olduğu mukaddesatı koruma uğruna verilen mücadelenin sembolüdür. Ecdadımızın her türlü fedakârlık ve yoklukla ortaya koymuş olduğu bu azim ve gayret, dillerde ve gönüllerde yer edinen ve hayat tarzı haline gelen Allah inancının egemenliğinin sorgulanmasına izin vermemiştir. Merhum Akif’in: “Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i. Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” sözleri Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın, “Yâ Rabbi bu topluluğun yok olmasına izin verirsen seni anacak kimse yeryüzünde kalmayacak” ifadesinin tarihsel izdüşümüdür. Gerçekten de Bedir’de Şehâdet şerbetini içen ilk dönem Müslümanlarının kanı Allah adını yeryüzünden silinmesine engel olmuş; Çanakkale’de ana, baba, eş … dünyalığa ve dünya sevgisine ait ne varsa hepsini gözden çıkarmış kahraman ecdadın kanı bugünkü refah ve huzuru sağlamıştır. Bu mücadelenin aktörlerinin Kur’an’da: “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız” şeklinde tarif edilmesi bu azim ve gayretin sebebini açıklamaktadır.

Savaşlara, katliamlara ve insan kıyımlarına sebep olan tutkuların bilim ve teknolojinin insan hayallerini zorladığı bu dönemde insan tabiatından yok olmayacağı aşikârdır. Ancak şekil değiştirebilir, metot değiştirebilir. Geçmişte ülkeleri, milletleri, insan topluluklarını yok etme düşüncesine sevk eden ihtiras bugün fazlasıyla var. Hatta Müslümanlar arasında da revaç bulmaktadır. Daha çok sanal dünyada gerçekleşen mücadele bazen de modern silah ve teçhizatla cephede de gerçekleşmektedir. Hayat iyi ile kötünün mücadele alanı ise yeni nesilleri buna hazırlamak bir sorumluluk değil midir? Diğer canlılardan farklı olarak İnsan neslinin eğitilmesi gerektiği, eğitildiğinde bir meleğe, eğitilmediğinde bir canavara dönüşebileceği bilinmekte değil midir?

Televizyonların, bilgisayarların, cep telefonlarının ve nihayet tabletlerin insan hayatına girmesiyle birlikte okuma alışkanlığı olamayan toplumlarda teknolojik cihazlar daha çok zaman öldürme aracı olarak kullanılmaktadır. Tarihin canlı şahitleri olan şehirler, mekânlar ziyaret edilmediği gibi bu tarihe ışık tutan kaynaklar da okunmamaktadır. Bilgiye ve ışığa düşman; karanlığa ve cehalete dost nesiller yetişmektedir.

Ülkemiz özelinde de Çanakkale ruhunu anlamaya yönelik cılız birkaç aksiyonun haricinde hemen hiçbir çalışma olmadığı, genelde vatandaşların özelde ise gençliğin, ecdadın mirasına sahip çıkma adına hiçbir gayret harcamadığı, mevcut şeraitle istikbale yürünemeyeceğini bilmediği görülmektedir. Gününü gün etme, iştiha peşinden koşma, mal ve servet edinme hırsının hayat anlayışı haline geldiği anlaşılmaktadır.

Bu kasvet her şeyden önce ecdadımızın aziz hatırasına sahip çıkması gerekenlere yakışmamaktadır. Bu durum behemehâl terk edilmeli, fende ve teknolojide, hayatın her alanında ülkemizin maddi ve manevi terakkisini sağlayacak buluşlara katkı sağlanmalı teknolojik bağımlılıktan ülkemizi kurtarabilmenin azim ve gayreti gösterilmelidir. Yabancı yazılımların ülkemiz için arz ettiği tehlike fark edilmelidir.

Çanakkale Savaşlarının 99. Yıldönümü münasebetiyle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Aziz hatıraları için minnetlerimi ve şükranlarımı arz ediyorum. Emanetlerine sahip çıkabilmeyi, o ruhu anlayabilmeyi Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

 Selam ve dua ile…

Hüseyin KÖKSAL

Vakfıkebir İlçe Müftüsü

111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111111

Benzer Haberler:

HZ. PEYGAMBERDE TEVAZU
HZ. PEYGAMBERDE TEVAZU
SAHABE ŞUURU
SAHABE ŞUURU
MİNİKLERİN STADYUM KEYFİ
MİNİKLERİN STADYUM KEYFİ
HABER BİLGİLERİ
Bu haber 17 Mart 2014, 23:15 tarihinde Dünya, Eğitim, Flash Haberler, Genel, Gündem, Köşe Yazarları, Küçük Manşetler, Kültür Sanat, Manşet, Son Dakika, Yaşam, Yazar 1, Yerel Haber kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 212 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Benzer Haberler
BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMAD...

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI Ülkü Ocakları Beşikdüzü İlçe Başkanlığı... [Devamı]
KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYL...

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin... [Devamı]
FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI...

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI Araştırmacı Yazar, Gazeteci ve Emekli Öğretmen Fikret... [Devamı]
“TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ

“TEFSİR SOHBETİ” PROGRAMINA ...

“Tefsir Sohbeti” Programına Vatandaşlardan Yoğun İlgi Vakfıkebir İlçesi’nde... [Devamı]
VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR!

VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BA...

VAKFIKEBİR’DE TEFSİR SOHBETLERİ BAŞLIYOR! Vakfıkebir İlçesi’nde, İlçe Müftülüğü... [Devamı]
ÇAĞLAR DİLLİ EBEDİYETE UĞURLANDI

ÇAĞLAR DİLLİ EBEDİYETE UĞURLANDI...

Video görüntü için tıklayınız… ÇAĞLAR DİLLİ TRAFİK KAZASINDA YAŞAMINI YİTİRDİ Beşikdüzü... [Devamı]
ŞEREF TOPAL SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞEREF TOPAL SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI...

ŞEREF TOPAL VEFÂT ETTİ Beşikdüzü İlçesi Oğuz Mahallesi’nden Merhum Mustafa Topal’ın... [Devamı]
Popüler Haberler


FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI...

FİKRET KARADENİZ SON YOLCULUĞA UĞURLANDI Araştırmacı Yazar, Gazeteci ve Emekli Öğretmen Fikret Karadeniz son yolculuğuna uğurlandı. Şimdiki... [Devamı]
KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYL...

KUR’AN KURSLARINDA EĞİTİM ÖĞRETİM 24 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, 24 Eylül’de eğitim-öğretime başlayacak... [Devamı]
BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMAD...

BEŞİKDÜZÜ ÜLKÜ OCAKLARI GAZİLERİ UNUTMADI Ülkü Ocakları Beşikdüzü İlçe Başkanlığı tarafından, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla,... [Devamı]
Anket
Haber Kalitemiz ve Yeniliklerimiz Sizce Nasıl ?
Gayet Güzel
İyi
Normal
İdare eder
Kötü
Yazarlarımız
Yorumlar